|
Single-Player
campaign modunda oyuna Amerika ve NATO
persfektifinden bakabiliyoruz. Maalesef
Sovyetlerin bir campaign'i yok yalnızca
multiplayer modunda Kızıl Ordu'yu
kullanabiliyoruz. Massive bu gerçek
zamanlı strateji oyununda Soğuk savaş
döneminde yaşanan Nükleer füze korkusunu
alternatif senaryosuyla ekran başında
bizlere soluksuz yaşatıyor. Strateji
oyunlarının temeli olan bina
dikmek,kaynak toplamak yerine puan
sistemli ordu indirme yöntemi oyunu
farklı kılan bir özellik olmuş. RTS'ye
gelen bu farklılıklar ile oyunun
stratejiden çok aksiyona kaydığını dahi
söyleyebiliriz.
 Hem campaign modunda olsun hem de
multiplayer modunda her zaman savaşın
içindesiniz. Her daim bir aksiyon var
öyle ki duraksamadan birlik sevkiyatı
yapıyor,hava saldırısı düzenliyor,topçu
ateşi açıyor yani savaşa dahil
oluyorsunuz. Kısaca oyunda nefes alacak
bir an dahi bulmak çok zor. Bunun nedeni
klasik RTS’lerde olduğu gibi kaynak
toplama ve bina dikme gibi
sorumluluklarınızın olmayışı. Bunun
yerine önceden belirli bir oyun puanıyla
birlikleri satın alıyorsunuz. Kısa süre
içinde birlikleriniz indiriliyor.
Tanklar, piyadeler, personel
taşıyıcılar,hava araçları ve topçu
araçları seçebileceğimiz birlikler
arasında. Kullanabileceğimiz
birliklerden bahsetmeden önce şunu
belirtmek istiyorum. Oyun içindeki
birimler arası denge gerçekten çok
başarılı düzenlenmiş. Örneğin
helikopterler, tanklara ve diğer
araçlara karşı çok kuvvetliyken, piyade
ve hava savunma birimlerine karşı
etkisizler. Veyahut tanklar diğer
araçlara karşı bir ölüm makinasına
dönüşürken, piyadelere karşı çok etkili
olamıyorlar. Bu durumda birlik
kombinasyonlarınızın önemi artıyor.
Zaten sınırlı bir kaynak puanıyla bir
ordu kuruyorsunuz ve işin içine bir de
doğru kombinasyonu bulmak girince bazen
düşman üzerine ciddi olarak düşünmeniz
gerekiyor. Bu sistemin en iyi yanı hiç
tükenmeyen bir kaynağa sahip olmanız.
Savaş alanındaki birimleriniz yok
edildikçe puanınız tekrar size dönüyor
böylece kaldığınız yerden devam
edebiliyorsunuz. Sınırsız kaynakla neler
yapılmaz ki diye düşünüyorsanız, buna da
bir denge getirilmiş. Birlik indirdikten
sonra belirli bir müddet bekledikten
sonra ikinci indirmeyi yapabiliyorsunuz.
Size verilen görevde 30 dakikada bir
kasabayı ele geçirmekse bunun ne kadar
etkili olacağını düşünün.
Savaş alanında ordunun tamamı sizin
emrinizde değil. Verilen emirleri yerine
getirerek zafere katkıda bulunuyorsunuz
ki zaten bu görevler genellikle en can
alıcı görevler oluyor. Campaign modunda
ekibin Amerikan savunma ordusunun bir
parçası oluyorsunuz. Tüm savaş alanına
hükmetmemek az birim kaybına neden
oluyor ve sizde göreve göre ordunuzu
gerekli birimlerden meydana
getiriyorsunuz. Bu kimi zaman tanklardan
kurulu güçlü bir ordu kimi zamanda
piyadelerden kurulu oluyor. Sınırlı bir
ordu olunca birimlerin "özel
yeteneklerini" kullanmakta o derece
kolay oluyor.
Örneğin personel taşıyıcıların “smoke
screen” kullanmasını yada
helikopterlerin havadan havaya
füzelerini yönetmek az birimle verimli
bir şekilde kullanılabiliyor.
Kullanabileceğimiz birimlere gelirsek
emrimizde hafif silahlı personel
taşıyıcılardan nükleer bombalara kadar
çok çeşitli saldırı birimleri mevcut.
Kara birimleri tank, piyade ve destek
birimlerinden oluşuyor. Piyade olarak
RTS oyunlarının klasik üçlüsünü
kullanabiliyoruz(sniper, anti-tank,
assault). Wic'deki tanklar ise hafif,
orta ve ağır olarak üç sınıfa ayrılmış.
Destek birimleri hava savunma araçları,
personel taşıyıcılar ve topçulardan
oluşuyor. Hava birimlerine gelince,
gözcü helikopterleri, taşıma
helikopterleri ve orta-ağır saldırı
helikopterlerini seçebiliyoruz. Tüm bu
birimlerinizin herhangi bir kaynak
tüketmemesinden dolayı sınırsız olarak
savaşalanına birim çağırabilmeniz çok
kolaylık sağlasada siz yinede vetaran
olan birimlerinizi hayatta tutmaya
çalışın. Öyle ki veteran birimler diğer
birimler karşısında etkili vuruş gücüne
sahip. Bununla birlikte oyunda çoğu
birimin kendi "özel yetenekleri" ,
savaşın diğer bir taktiksel boyutunu
oluşturuyor. Standart piyadelerin el
bombası saldırısı, hafif helikopterlerin
havadan havaya füzeleri, ağır
helikopterlerin havadan karaya füzeleri
yada ağır topçuların smoke screen
saldırısı bunlardan birkaçı. Bu özel
yetenekler’in bir kısmı saldırı
ağırlıklı olsada savunmaya yönelik
yeteneğe sahip birimlerde bulunuyor.
Örneğin piyadelerin koşma özelliği ve
helikopterlerin attıkları işaret
fişekleri.
Wic’de standart RTS oyunlardan farklı
olarak bina dikmek ve kaynak toplamak
sorumluluklarımızın olmadığını
söylemiştim. Birimleri size verilen
puanla savaş meydanına çağırıyor sonra
birim kaybettikçe size dönen
puanlarınızla farklı birimler
çağırıyoruz. Her birimin seviyesine göre
bir puanı var ve doğru seçimlerle ordu
kurmak sizin elinizde. Bu puan
sisteminden ayrı olarak bir puan
sistemide “taktiksel saldırı desteği”
seçeneğinde kullanılıyor. C&C:Generals
oyunundan hatırlayacağımız bu sistemde
komutan olduğunuzu gerçek manada
hissediyorsunuz. Siz sadece
koordinatları veriyorsunuz ve saldırı
gerçekleşiyor.Bu taktiksel destek
kullanımı yine puan sistemi ile
düzenlenmiş. Düşman birimlerini
öldürerek puan kazanıyorsunuz ve doğal
olarak her saldırının belirli puanı var.
Taktiksel destek, Wic’in can alıcı
noktalarından birisi ve savaşın seyrini
değiştirecek etkiye sahip.Multiplayer
bir oyunda kullandığınız az birimin bir
nükleer füze yada hava saldırısıyla yok
edilmesiyle kendinizi toparlamanız çok
zor olabiliyor. Bu saldırı seçeneği C&C’den
çok daha fazla seçeneklere sahip öyle ki
üç ayrı katogoride 20 den fazla saldırı
yapabiliyorsunuz. Bunların arasında
carpet bombing, air strike, napalm
strike , airborne reinforcements ,
chemical warfare, artilery barrages ve
çok daha fazlası var. İçlerinden bir
tanesi var ki hem görsel olarak hemde
savaşı kazanmaya yardım açısından en
etkili saldırı: Tactical Nuke, sadece
düşman birimlerine değil aynı zamanda
çevreyede(ağaçlara,binalara) zarar
veriyor ve askerlerin siper alabileceği
bir krater oluşturuyor.
Wic, daha çok multiplayer bir oyun
havasında tasarlanmış gibi görünüyor.
Campaign modu yukarıda bahsettiğim konu
çerçevesinde geçiyor. Fakat multiplayer
modu beni campaign modundan çok daha
fazla havaya soktu diyebilirim. Sanırım
Wic için şunu söyleyebiliriz
“Singleplayer modu ile sıcak savaşı
hissedecek,multiplayer modunda ise
savaşı adeta yaşayacaksınız”.
Multiplayer modunda farklı seçenekler
sunulmuş. İsterseniz Player vs Player
şeklinde LAN oyunu oynayabilirsiniz yada
Player(s) vs Bots seçeneğiyle en fazla
15 bot ekleyerek kendi oyununuzu
olşturabilirsiniz. Advanced modunda bot
sınıflarını kendiniz seçebilirsiniz(2
destek birimi,3 tank birimi,1 piyade
birimi şeklinde). Savaşa girdiğinizde
Bot’ların oyunun seyrini değiştirecek
ataklar yaptığını görüyorsunuz ve aynı
zamanda sizin verdiğiniz emirleri de
yerine getirmeye çalışıyorlar. Çoğu kez
yapay zeka azımsanmayacak derecede
başarılı bir oyun çıkarıyor. Multiplayer
modu her seçenekte en fazla 16 oyuncuyu
destekliyor ve bu modun 3 farklı oyun
seçeneği bulunuyor. Bunlar Assault,Tug of
War ve Domination.

Wic’de oyun alanı çok geniş tutulmuş ve
Total War oyunlarını andırıyor. Oyuna
geniş bir açıdan bakarak ordumuz
üzerindeki hakimiyetimizi arttırıyoruz.
Standart RTS’lerin aksine Wic’teki tek
yardımcımız faremiz değil. Geniş bir
savaş alanında dolaşırken en az faremiz
kadar klavyemizide kullanıyoruz. Kamera
kontrolleri zaten büyük olan
savaşalanında gezinirken en büyük
yardımcımız. Diğer RTS lerden farklı
olarak çok geniş bir görüş alanımız var
ve kamera 360 derece dönebiliyor. Klasik
WASD tuşlarını haritada gezinirken
kullanıyoruz ve faremizin orta tuşuyla
kameramızın derinlik ayarını yapıyor ve
aynı zamanda kameramızı 360 derece
döndürerek kendimize çok geniş bir bakış
açısı sağlıyoruz. İstediğimiz anda asker
ve araçlarımızın çok yakınına kadar
yaklaşıp 3.açıdan bir FPS oynuyor gibi
hissedebiliyoruz.
Kameradan bahsettikten sonra görsel
öğeler ve dinamik efektlerden bahsetmek
istiyorum. Wic deki patlama görüntüleri
COH’u saymazsak en iyi efektler
diyebiliriz. Yalnız oyunu çok iyi bir
sistemle oynamak gerekiyor. Zaten oyunun
tek eksisi çok fazla sistem istemesi ve
düşük sistemli oyunculara neredeyse
hiçbirşey verememesi. Düşük bir
sistemle, oyunun en önemli özelliği olan
dinamik grafikleri kaçırdığınız için
oyundan lezzet almanız çok zorlaşıyor.
DirectX 10 desteği Wic’i ön plana
çıkaran bir özellik. DX 10 ile görsel
öğeler özelliklede patlama efektleri çok
düzeye çıkıyor. Tabii ki DX 9 ile
oyuncular çok şey kaçırmıyorlar ancak az
önce belirttiğim gibi güçlü bir sistem
oyundan keyif almak için şart. Wic
sadece grafik olarak kendini ön plana
çıkarmıyor. Massive sadece görsel
öğelere değil, sesler ile de aynı özenle
ilgilenmiş. Her aracın sesi ayrı ayrı
düzenlenmiş. Telsiz konuşmaları da aynı
incelikle hazırlanmış.
Wic geçen yılın sonlarına doğru, oyun
dünyasının en hareketli zamanlarından
birinde çıkmıştı. 2007 yılının
sonlarında çıkan World in Conflict’in
Call of Duty 4, Crysis gibi oyunların
gölgesinde kalması bekleniyordu. Ama
beklenin aksine, 2006 yılının sonunda
çıkan Company of Heroes gibi Wic de
beklenenden daha fazla ilgi ve takdir
gördü. Belki yılın oyunu olamadı ama
rakibi Supreme Commander’ı geride
bıraktı diyebiliriz. Aslında Wic’in bu
başarısına çok şaşırmamak gerek. Massive
Entartainment Ground Control serisiyle
işinde başarılı olduğunu kanıtlamıştı ve
uzun süren sessizliğin ardından Wic ile
başarısını perçinledi.
Bir strateji oyuncusu olarak Wic’in
atmosferini yani oyuncuya yaşattığı
savaş heyacanını COH kadar başarılı
bulmasamda Wic denenmesi gereken çok
başarılı bir RTS. Savaşalanını çok geniş
açılardan görebilmek, mükemmele yakın
dinamik efektler, 3. Dünya savaşını
ekran başında yaşamak, bir FPS kadar
hızlı gelişen oyun yapısı ve sıkmayan
senaryosu Wic oynamak için yeterli
sebepler. Sovyetler ile oynarken Red
Alert, savaşalanında rahat hareket
ederken Total War, taktiksel yardımları
kullanırken C&C:Generals, bina kurmadan
yaptığımız hızlı saldırılarla COD:4 :)
bunların hepsi için sadece Wic oynamak
yeter. World in Conflict kesinlikle
oynanması gereken bir yapım.
Platform: PC
Tür: Strateji
Multiplayer: Var
Yayıncı: Vivendi Games
Yapımcı: Massive Entertainment
Çıkış Tarihi: 2007 Eylül
Min. Sistem: 2 Ghz ya da daha hızlı AMD
Intel işlemci, 512 MB RAM(Vista 1 GB),
128 MB Shader Model 1.1 ve üzerini
destekleyen Ekran Kartı, 9 GB HDD Alanı |