|
insanın da olduğu gibi kalbimdeki yeri
ayrıdır, oyunun hikayesi oldukça güzeldi
ve çok güzel anlatılıyordu. Bu oyunla
birlikte Srogg ırkı ve onların
pislikleri ile tanışma imkanına eriştik.
id Software 1998 yılında yaptığı
açıklama ile Quake II’den sonra gelecek
yeni Quake oyunun çoklu oyuncu üzerine
yoğunlaşacağını duyurduğunda ise tüm
hayallerim yıkılmıştı. Ben ve birçok
Quake hayranı Quake II’nin devamını
beklerken id Software bize çok farklı
bir oyun sunacaktı. 1999 yılında Quake
III Arena piyasaya sürüldü, her ne kadar
oyuna şüpheyle yaklaştıysam da çok
sevdim ve yıllarca oynadım (zaman zaman
hala oynarım). Quake III Arena çok
tutuldu ve 2000 yılında Team Arena
adında bir genişleme paketi yayımlandı.
2005 yılına kadar Quake’ten bir haber
alamadık, taki Raven Software tarafından
geliştirilen Quake 4 piyasaya sürülene
kadar. Quake 4 hikaye olarak Quake 2’nin
sonrasında geçen olayları konu alıyordu
ve o da çok sevildi (oyunun fiyatı şu
sıralar 20 YTL’ye düşmüşken bence
kaçırmayın). 2007 yılında ise
Wolfenstein: Enemy Territory’nin
yapımcısı Splash Damage bize Enemy
Territory: Quake Wars’ı sundu. Bakalım
oyunumuz nasıl olmuş?

2 Taraftan Birini Seçin Ve Savaşa Girin
Yazıya geçmeden önce bir konuda sizleri
bilgilendirmek istiyorum. Oyunun
incelemesinin neden geç yapıldığını
bilmek isteyebilirsiniz, hemen
anlatayım. Quake Wars ilk piyasaya
sürüldüğünde oyunda sesli iletişim
desteği bulunmuyordu ve yapımcı firma
oyunun çıkışından yaklaşık bir hafta
sonra 1.2 yamasıyla sesli iletişim
desteğinin ekleneceğini duyurdu. Biz de
bu yamanın çıkışına kadar bekleyip
oyunun incelemesini o zaman yapmaya
karar verdik. Çünkü çoklu oyuncu
oyunların olmazsa olmazı sesli iletişim
olmasaydı oyunun puanı gerçekten de
düşük olurdu (buna bir Quake oyununa
düşük puan vermeye gönlüm el vermedi de
diyebiliriz). Bu küçük hatırlatmadan
sonra yazıya dönelim. Enemy Territory:
Quake Wars, Quake II ve Quake 4
oyunlarında olduğu gibi insanların (GDF)
Strogg’larla olan savaşını konu oluyor.
Tam olarak oyun, Strogg’ların dünyayı
istila ettikleri zamanda yani Quake
II’de yaşanan olayların öncesinde
geçiyor (Quake II’de hatırlarsanız biz
dünyalılar olarak Strogg gezegenine
saldırıyor ve Strogg’ların lideri
Makron’u yok etmeye çalışıyorduk). Acaba
siz bu savaşta dünyamızı mı kurtamaya
çalışacaksınız, yoksa Strogg’ların
arasına katılıp dünyayı mı yok
edeceksiniz?
Savaşmak İçin Doğanlar Mı, Yaşamak İçin
Savaşanlar Mı?
Enemy Territory: Quake Wars’ın oynanışı
Battlefield oyunlarına oldukça benziyor,
oyunun başında takımınızı ve karakter
belirleyip oyuna giriyorsunuz. Karakter
sınıfları oldukça çeşitli ve hepsinin
özellikleri birbirinden farklı olarak
hazırlanmış. Oyundan bulunan karakter
sınıflarına gelin hep birlikte bakalım:
GDF
Soldier: İnsanların en çok seçilen
karakterlerinden birisi. Silahları
pompalı tüfek, makinalı tüfek, ağır
makinalı tüfek ve roketatar.
Medic: Yaralandınız diyelim ne
yapacaksınız? Hemen yanınıza bir doktor
çağırıyorsunuz ve o size hemen bir ilk
yardım çantası uzatıyor. Doktorumuzun
silahları makinalı tüfek ve pompalı
tüfek.
Engineer: Mühendis birimi ile
istediğimiz yere otomatik taretler
kurabiliyoruz ve haritalarda bulunan
bozuk aletleri tamir edebiliyoruz.
Mühendisimizin silahları makinalı tüfek
ve pompalı tüfek.
Field Ops: Mermilerimiz bittiği zaman
devreye Field Ops birimi giriyor ve bize
mermi kutuları dağıtıyor (çok cömerttir
kendisi). Ayrıca istediği yere havan
topu saldırı ve roket saldırı aracı
kurabiliyor. Silahı ise makinalı tüfek.

Covert Ops: Bu birime casus birimi
diyebiliriz. Kurduğu radar ile
düşmanlarınızım yerini belirliyor.
Düşman bilgisayarlarını bozabiliyor.
Silahlarına gelecek olursak, dürbünlü
makinalı tüfek ve keskin nişancı tüfeği.
STROGG
Aggressor: İnsanların Soldier birimine
denk diyebiliriz. Silahları lacerator,
obliterator, hyperblaster ve nailgun.
Technician: Strogg ırkının sağlık
birimi. Takım arkadaşlarının
sağlıklarını dağıttığı sağlık paketleri
ile iyileştirebiliyor. Silahları
lacerator ve nailgun.
Constructor: Bu da Strogg ırkının
mühendis birimi. Constructor ile
istediğimiz yere otomatik taretler
kurabiliyor ve haritalarda bulunan bozuk
aletleri tamir edebiliyoruz. Silahları
lacerator ve nailgun.
Oppressor: Bu karakter sınıfını da
insanların Field Ops’una benzetebiliriz.
Haritalara kurduğu araçlarla topçu
saldırıları düzenleyebiliyor. Silahı
lacerator.
Infiltrator: Bu da Strogg ırkının casus
birimi. Kurduğu radar ile
düşmanlarınızım yerini belirliyor.
Düşman bilgisayarlarını bozabiliyor.
Silahları ise dürbünlü lacerator ve
railgun (Quake oyunlarında en sevdiğim
silahtır).
Quake Wars’ın bölümleri görev yapmak
üzerine kurulu ve Unreal Tournament
oyunlarında bulunan Assault modunu
andırıyor. Her bir görevi tamamladıkça
savaşlar haritanın farklı bir bölümüne
taşınıyor ve orada devam ediyor. Tabii
her bir görevi tamamlayan takım
haritanın tamamlanan görev kısmını ele
geçirmiş oluyor ve bu sayede orada
bulunan araçlara ve yeniden doğuş (Spawn)
noktalarına sahip oluyor. Ancak şunu
belirtmem lazım görevleri sırayla yerine
getirmeniz lazım aksi takdirde sonraki
görevleri yapamıyorsunuz. Bazı görevleri
yapmak içinse belirli bir karakter
sınıfına sahip olmanız gerekiyor. Mesala
yıkılmış bir köprüyü mühendis birimi
olmadan tamir edemiyorsunuz. Oyunda
bulunan tüm karakter sınıflarının her
haritada farklı görevleri bulunuyor, bu
da oyunun çeşitliliğini arttırıyor
(zaman zaman tüm görevleri görmek ve
yapabilmek için baştan sonra tüm
karakterleri denediğim oldu, sonra
anladım ki ben en iyi mühendis sınıfı
ile oynayabiliyorum). Ayrıca mühendis
birimleri ile haritanın belirli
yerlerine koruma amaçlı silahlar
dikebiliyor ve harita yıkılmış olarak
bulunan gözetleme kulelerini yeniden
inşaa edebiliyorsunuz (bunlar keskin
nişancı birimleri için hayli işe
yarıyorlar). Tüm bunlara ilaveten oyunda
detaylı bir şekilde hazırlanmış tecrübe
puanları yer alıyor. Savaşlardaki
görevleri tamamladıkça, uzun süre
hayatta kaldıkça veya bir aracı başarılı
bir şekilde kullandıkça kazandığınız bu
puanlar sayesinde yeni silahlar
açılabiliyor veya karakterinize yeni
özellikler eklenebiliyor (bu özellikler
ve silahlar iki ırk için tamamiyle
farklı olarak hazırlanmışlar ve çok
çeşitliler). Tabii bu özellikler sadece
savaş sonuna kadar kalıyorlar, diğer bir
oyuna başladığınız zaman standart
halinizle oyuna başlıyorsunuz. Ayrıca
oyunda detaylı bir istatistik sistemi de
yer alıyor, oyunu iyi oynadıkça rütbeniz
yükseliyor ve oyunun istatistik
sitesinde tutulan bilgilerinizi diğer
oyuncularla karşılaştırabiliyorsunuz.
Listede birinci sırada olmak isteyenler
tabii ki olacaktır, şunu söylemeliyim ki
bunun için oldukça çok alıştırma
yapmanız gerekiyor.
Oyunda 3 adet oyun modu buluyor.
Objective modunda belirli bir zaman
aralığında saldıran takım görevlerini
yerine getirmeye çalışırken, savunan
takım saldıran takımın görevlerini
yerine getirmesini engellemeye
çalışıyor. Campaign modu Objective modu
ile aynı sayılır ancak 3 harita ard arda
oynanıyor ve görevler tamamlanıyor (bir
nevi hikaye modu), Stopwatch modunda ise
takımlar haritada sırayla saldırıyor ve
savunuyorlar, en kısa zamanda saldırıyı
tamamlayan oyunu kazanıyor. Oyun diğer
Quake oyunlarında olduğu gibi oldukça
hızlı bir oynanışa sahip zaman zaman ne
olduğunu anlamadan vurulabiliyorsunuz.
Ancak bu hızlı oynanış oyunun
eğlencesini oldukça arttıyor.

Team Fortress 2’den başımı
kaldırabildiğim zamanlarda direkt olarak
bu oyuna giriyorum (peki ben ne zaman
normal bir insan gibi yaşıyorum o zaman,
yaşamıyorum desek yeridir). Oyunun
sunucuları ve çoklu oyuncu sistemi de
gayet başarılı yapılmış. İnsan sayısı ne
kadar fazla olursa olsun ping sayısı
yükselmiyor ve oyundan aldığınız zevk
azalmıyor, yakında sayısı artacak olan
Türk sunucuları ile daha oyunu daha da
rahat oynabilirsiniz (zaten 1 MBPS
internet bağlantısı bu oyun için gayet
yeterli, ancak Unreal Tournament III
için yeterli değil). Sesli iletişim
desteği de oyuna sonradan eklenmesine
rağmen gayet güzel ve sorunsuz
çalışıyor. Oynanış açısından demoda da
olduğu gibi tek bir kusur gözüme çarptı
o da düşmanlarınızı vurup vuramadığınızı
tam olarak anlayamıyorsunuz. Tam sürümde
bunu düzeltirler diye sanıyordum ancak
düzeltilmemiş. Önceki Quake oyunlarında
olduğu gibi düşmanlarınızı vurduğunuz
zaman bir ses efekti çıkıyor ve bu
sayede az çok anlayabiliyorsunuz ama
zaman zaman bu bile yeterli olmuyor.
Oyunda araç kullanmak ise hayli zevkli,
takım arkadaşlarınızla bindiğiniz bir
tankla düşman üssünü dağıtmak gerçekten
de oldukça zevkli oluyor. Araç kullanımı
oldukça kolay, hatta Battlefield’dan
daha kolay olduğunu rahatlıkla
söyleyebilirim (en azından bana öyle
geldi, bu oyunda helikopteri rahatlıkla
uçurabildiğim için oldukça mutlu oldum).
Oyunda toplam 13 tane kullanılabilir
araç bulunuyor. İsterseniz gelin hep
birlikte araçları tanıyalım:
GDF
Husky: Bu araca dört tekerlekli motor
diyebiliriz. Oldukça hızlı ve tüm
arazilerde giden bu aracı kullanarak
istediğiniz yere çok hızlı olarak
ulaşabilirsiniz.
Armadillo: İçerisine 5 kişi alabilen bu
jip ile de oldukça hızlı savaş alanına
gidebilirsiniz. Üstelik üzerinde bulunan
makinalı tüfek ile karşınıza çıkanları
birer birer öldürebilirsiniz. Ama durun
onları silahla öldürmeyin, üzerlerinden
geçin ve onları ezin. Bu daha zevkli
oluyor.
Trojan: 6 tekerleğe sahip olan bu araç
da aynı Armadillo gibi içerisine 5 kişi
alabiliyor. Oldukça güçlü bir zırha
sahip olan alette hem makinalı tüfek hem
de havadan gelebilecek saldırılar için
misil sistemi yer alıyor.
Titan: Titan’a insanların sahip olduğu
en güçlü araç diyebiliriz. İçerisine 2
kişi alabilen bu tankla haritada bulunan
herşeyi yok edebilirsiniz. Ama ne olur
ne olmaz siz yine yanınızda bir mühendis
birimi bulundurun.
MCP: Titan’a insanların sahip olduğu en
güçlü araç dedik. MCP’ye ise en büyük ve
yok edilmesi zor olan araç diyelim. Çok
güçlü makinalı tüfeğe sahip olan bu araç
ile haritada bulunan yeni yerleri ele
geçirebiliyorsunuz.
Platypus: Dünya’nın 3’te 2’si su bunu
biliyoruz. Peki Quake Wars’taki suya
sahip olan haritalarda ne yapacağız?
Burada devreye Platypus giriyor ve bizi
su üzerinde yolculuğa çıkarıyor.
Platypus içerisine 2 kişi alabiliyor ve
bir makinalı tüfek içeriyor.
Anansi: Eğer uçmak isterseniz imdadınıza
Anansi (ismine alışamadım nedense)
yetişiyor ve ayaklarınızı yerden
kesiyor. İçerisine 2 kişi alabiliyor,
makinalı tüfeğe, misil sistemine ve
roketatara sahip.
Bumblebee: Hemen aklınıza Transformers
gelmesin, çünkü alakası yok. Bu da
Anansi gibi bir helikopter ancak daha
çok taşıma için kullanılıyor. İçerisine
5 kişi alabiliyor. 2 tane makinalı
tüfeğe sahip kendisi.
STROGG
Hog: İnsanların Husky’sine çok benziyor
ancak Hog içerisine 2 kişi alabiliyor,
ayrıca elektromanyetik zırha ve
hyperblaster silahına sahip.

Desecrator: Bu da Strogg ırkının tankı.
İçerisine 2 kişi alabiliyor, plazma ve
hyperblaster silahlarına sahip.
Cyclops: Bu aleti görünce direkt olarak
kaçın başka birşey demiyorum. 2 ayaklı
bu büyük robot içerisine 1 kişi
alabiliyor. 2 tane plazma silahı
bulunduruyor ve yanına yaklaşan
insanları ezmek gibi kötü bir huyu var.
Icarus: İşte oyunda en sevdiğim alet.
İçerisine biniyorsunuz havalanıyorsunuz
ve havadan istediğiniz noktaları
bombalıyorsunuz. Sonunda ise bir misil
size çarpıyor ve yere düşüyorsunuz
genellikle (veya ben beceriksizim).
Tormentor: Bu araçta uçmak için
tasarlanmış ancak Icarus’a göre hayli
büyük ve güçlü. İçerisine 2 kişi
alabiliyor ve hyberblaster, plazma ve
roketatar silahlarına sahip.
Quake Wars’ta 12 tane de hepsi
birbirinden farklı harita bulunuyor
(oyunun hayranları tarafından yapılmış
bir sürü harita ve modu da internetten
bulup indirebilirsiniz). Tüm haritalar
oyunun konusundan ötürü dünya üzerinde
geçiyor. Açıkcası Stroggos gezegeninde
de geçen haritaların olmasını da
isterdim, kim bilir belki ilerde
çıkabilecek oyunun genişleme paketinde
Stroggos gezegeninde geçen haritalar yer
alır.
Tek Kişilik Oynamak İsteyenler Ellerini
Kaldırsın
Oyunda yapay zeka kontrollü botlar
bulunuyor. Eğer internet bağlantınız
yoksa veya çoklu oyunculu olarak oynamak
istemiyorsanız oyunu bu botlar ile de
oynayabiliyorsunuz. Ancak bu botların
yapay zekası tam olarak iyi
hazırlanmamış, çoğu zaman oldukça
gereksiz hareket ediyorlar ve takılıp
kalabiliyorlar. Neyse ki bu yapay zeka
sorunu da yamarla biraz olsun düzeltildi
de biraz mantıklı hareket etmeye
başladılar. Ancak hala Unreal
Tournament’ın botları ile
karşılaştırılamayacak derecede aptallar.
Battlefield’ın botlarına göre ise hayli
zeki olduklarını söyleyebilirim (ama
bana zaman zaman hile yapıyor gibi de
geliyorlar, çok uzak noktalardan
imkansız derecede iyi vuruşlar yapıp
sizi öldürebiliyorlar). Kısacası botlar
görevleri yerine getirebiliyor ve
verdiğiniz komutları uygulayabiliyorlar
(oyunda takım arkadaşlarınıza ve yapay
zeka kontrollü botlara aynı Battlefield
ve Counter Strike oyunlarında olduğu
gibi komutlar verebiliyorsunuz). Tabii
bu botlar hiçbir zaman gerçek insanların
yerlerini tutmuyorlar ama oyuna alışmak
için bu botlarla oynamanızda fayda var.
Aksi takdirde oyunun sunucusuna girip
daha ateş edemen ölmek işten bile değil.
Tech 4 ve Megatexture Da Nedir?
Enemy Territory: Quake Wars, Tech 4
(eski adı ile Doom 3 grafik motoru)
grafik motorunun Megatexture tekniği ile
geliştirilmiş bir versiyonu kullanılarak
hazırlanmış. Megatexture teknolojisi
sayesinde tüm harita sadece bir dokudan
oluşuyor ve bu sayede oyunun performansı
oldukça artıyor. Tabii performans
dışında oyunun haritalarını hazırlamak
da oldukça kolaylaşıyor (buradan oyuna
harita ve mod yapacaklara duyurayım
oyunun 1.2 versiyon numarasına sahip
beta SDK’sı da yayımlandı. İnanın oyuna
harita yapmak bu teknolojisi sayesinde
oldukça kolay). Oyuna girer girmez
oyunun grafiklerini beğeniyorsunuz,
CrySis ile tabii ki karşılaştırılamaz
ancak yine de grafikler oldukça güzel.
Quake Wars’ta bulunan haritaların tümü
oldukça geniş ve birbirlerinden farklı
olarak hazırlanmışlar. Bir haritada
buzlu bir ortamda savaşırken, bir
haritada da çölde savaşıyorsunuz.
Anlayacağınız haritalardaki çeşitlilik
bir hayli fazla. Doom 3 ve Quake 4’ün
insanı boğan dar koridorlarından sonra
bu oyunun haritalarının içimi açtığını
söylemeliyim. Oyunun efektleri de hayli
başarılı olarak hazırlanmış, bombaların
patlaması, su efektleri, silahların
efektleri, araçlardan çıkan duman
efektleri hepsi de birbirinden güzel. Bu
oyun sayesinde Doom 3 motoru kullanan
bir oyunda su görme şansına da erişmiş
olduk, çok da iyi olmuş. OpenGL
kullanılarak hazırlanmış oyunun grafik
motorunda HDR ile baş edebilecek
kalitede hazırlanmış Bloom efekti de
bulunuyor. Modellemelere gelecek olursak
araçlar ve haritadaki nesneler de müthiş
gözüküyorlar. Hatta tüm araçların
kokpitleri bile modellenmiş ve çok
kaliteliler (hız göstergeleri bile var,
ne işe yaracaksa). Karakter
modellemeleri için ise aynı şeyi
söyleyemeyeceğim. Karakterlerin
modelleri her ne kadar güzel gözükse de,
hareket ederken çok komik gözüküyorlar.
Quake 4’e de son yamayla eklenen
karakterlerin koşarken öne doğru
eğilmesi bu oyunda da yer alıyor. Ama
oyun oldukça hızlı oynandığı için bu
hareketler arasında geçiş göze yumuşak
gelmiyor ve komik bir görüntü ortaya
çıkıyor. Grafikler konusunda tek kusur
bulduğum nokta da zaten bu durum oldu.
Kısacası grafikler Quake 4 ve Doom 3’ten
daha temiz ve güzel gözüküyor aynı
zamanda sisteminizi de zorlamıyor.

Fizikler ise pek olmamış gibi gözüküyor.
Tamam bu bir çoklu oyunculu oyun her ne
kadar fizik olarak pek birşey beklemesem
de, bari karakterleri vurunca bir
Ragdoll efekti olsaydı. Eski oyunlarda
olduğu gibi karakterler birkaç ölüm
şeklinden birini seçerek ölüyorlar.
Harita içinde fizik etkileşimi de oyunda
pek fazla bulunmuyor, hatta hiç
bulunmuyor. Oyundaki her bir nesne
haritayı yapıştırılmış şekildeler
(dediğim gibi çoklu oyunculu oyunlarda
bu pek bir sorun teşkil etmiyor).
Araçların fizikleri ise oldukça güzel
hazırlanmışlar. Bir tank kullanırken
tank kullandığınızı rahatlıkla
hissediyorsunuz, tabii ben en çok
Strogg’ların Icarus’una binip harita
üzerinde uçmayı seviyorum.
Önceden de belirttiğim gibi oyun sistemi
pek fazla zorlamıyor. id Software yine
kendinden beklenildiği gibi oyunu
oldukça iyi optimize etmiş. Bu kadar
geniş haritalar sunan oyunu Intel P4 2.8
GHz, NVIDIA GeForce 7800 GS, 1 GB DDR
Ram’e sahip kendi bilgisayarımda tüm
grafik ayarları en sondayken 1024 x 768
çözünürlükte oyunu rahatlıkla 40 FPS’nin
üzerinde oynayabildim ve hiç takılma
yaşamadım. Yani anlayacağınız bu oyunu
Intel Celeron 2.4 GHz, NVIDIA GeForce
6600 GT, 768 MB DDR Ram’e sahip bir
bilgisayarda bile orta seviyede
rahatlıkla oynayabilirsiniz. Ancak
oyunun kullandığı Megatexture
teknolojisi nedeniyle en azından 1 GB
Ram’e sahip olmanız oyunun rahat
çalışması için iyi olacaktır. Eğer
bilgisayarlarınız Doom 3 ve Quake 4’ü
rahatlıkla çalıştırabiliyorsa bu oyunu
da rahatlıkla oynayabilirsiniz. Zaten
yayımlanan yeni yamalarla oyunun hızı
daha da arttırıldı.
Ama Ben Makron’un Gülmesini Duymak
İstiyordum
Enemy Territory: Quake Wars’ın sesleri
ve müzikleri ortalmanın üzerindeler, ne
çok iyiler ne de çok kötüler. Zaten
oyunda kullanılan birçok sesi eski Quake
ve Doom oyunlarında da duymuştuk,
sesleri direkt olarak o oyunlardan
aktarmışlar. Tabii birkaç yeni ses de
eklenmiş (araç sesleri, karakter
konuşmaları ve birkaç yeni silah sesi).
id Software’i gerçekten bazen
anlayamıyorum, grafik konusunda tüm
firmalardan her zaman bir adım önde
oluyor ama iş ses konusuna gelince yan
gelip yatıyorlar ve eski oyunlardaki
sesleri kullanıyorlar. Bunu sesler kötü
diye söylemiyorum yalnızca insan biraz
farklılık istiyor. Karakterlerin
konuşmaları ise son derince başarılı
olarak hazırlanmış. Strogg ırkının
konuşması içinizi ürpertiyor,
konuşmalarından kana susamış bir ırk
olduklarını rahatlıkla anlıyorsunuz.
Eğer iyi bir 5.1 veya 7.1 ses sistemine
sahipseniz kulaklarınız bayram
edecektir. Quake 4 ve Doom 3 oyunlarında
bulunan Creative’in EAX 4 teknolojisi
ise ne yazık ki bu oyunda bulunmuyor.
Kim bilir belki yayımlanacak olan yeni
yamalarla bu destek oyuna eklenir.
Müziklere gelecek olursak oyunda menü ve
yüklemeler dışında herhangi bir müzik
yer almıyor. Ana menüde ve yüklemelerde
çalan müzikler ise oldukça hoşuma gitti,
oyunun acımasız atmosferi ile son derece
uyumlular (ancak demo inceleme yazısında
da belirttiğim gibi ben Quake II’nin gaz
müziklerini istiyorum, id Software duy
sesimi).
LAN Partilerinin Vazgeçilmezi Olmaya
Aday
Enemy Territory: Quake Wars hakkında son
sözlerime gelmeden önce söylemek
istediğim bir konu var. Oyunu çıkar
çıkmaz incelemediğim için kendimi çok
şanslı hissediyorum (bence siz de
kendinizi şanslı hissedin, bana kızmayın
inceleme çok geç oldu diye), çünkü
yazıda da belirttiğim gibi çıkan
yamalarla Quake Wars daha güzel ve
dengeli bir hal aldı. En önemlisi ise
çoklu oyunculu oyunların olmazsa olmazı
olan sesli iletişim desteği eklendi ve
bizi yazı yazma veya komut verme
çilesinden kurtardı (oyuna birçok
özellik ekleyecek ve bulunan
eksikliklerini giderecek 1.4 yaması da
2008’in ilk ayında yayımlanacak, gözünüz
o yamada olsun). Şimdi gelelim son
sözlerime henüz ikinci oyunları olmasına
rağmen Splash Damage gerçekten de çok
iyi bir iş çıkartmış ve oyunu başarıyla
bizlere sunmuş, evet botlar biraz
gerizekalı ama buna da şükür (oyunun
gerçek tadı zaten insanlara karşı
oynayınca çıkıyor). Şunu rahatlıkla
söyleyebilirim ki Quake Wars, 2007
yılında piyasaya sürülen Unreal
Tournament III ve Team Fortress 2
oyunları ile birlikte en iyi ve en
zevkli çoklu oyunculu oyun olma
özelliğini taşıyor (ancak bana göre 3
oyun arasında en zevk aldığım Team
Fortress 2 oldu). Eğer çoklu oyunculu
oyunlardan hoşlanıyorsanız saydığım
diğer iki oyunla birlikte Quake Wars’ı
da arşivinize katın pişman olmazsınız.
Ayrıca eğer oyunu almayı düşünüyorsanız
benim gibi Steam’den alın, kutulu olarak
almayın. Steam’de oyun 39.95 dolara
satılırken ülkemizde ise kutulu olarak
90 YTL gibi yüksek bir fiyata satılıyor
(aynı zamanda 1 Ocak 2008 tarihinde
kadar Steam’den 29.95 dolara satın
alabilirsiniz). Oyun oynayacağım diye
kendi hayatınızı unutmayın. Herkese iyi
oyunlar.
Platform: PC
Tür: Action
Multiplayer: Var
Yayıncı: Activision
Yapımcı: Splash Damage
Çıkış Tarihi: 2007 Eylül
Min. Sistem: Windows XP/Vista,
Intel P4 2.8 GHz, 512 MB RAM,(768 Vista
için), 128 MB FX 5700, Radeon 9700, 6 GB
HDD Alanı
|