Açılış Sayfam Yap
Sık Kullanılanlara Ekle
Mail Adresi

Reklam

New Page 1
New Page 1
 
 
 
 
 
 
 

ÇANAKKALE

 

Kuzey Ege (Çanakkale) Gelibolu Yarımadası Mili Parkı

Çanakkale Savaşları'nın izlerini sürmek, savaşın müthiş trajedisini duyumsamak için milli parkı adım adım dolaşın. Hiçbir kitaptan öğrenemeyeceğiniz bir duyguyu yakalayacaksınız.
 

Uzun aralıkla tarihin iki büyük Doğu-Batı Savaşına tanıklık etmiş Çanakkale. Öylesine büyük, öylesine önemli savaşlarmış ki, üzerine destanlar, türküler söylenmiş ikisinin de. Bu savaşlardan kalan tarih üzerine biraz sonra yazacağız. Önce günümüz Çanakkale'sine bir göz atalım. Çanakkale Marmara Denizinin bitip Ege Denizinin başladığı boğazın Anadolu kıyısında kurulmuş bir tarih ve tatil kenti. Hem Avrupa hem de Asya kıtasının ikisinde birden bulunan, İstanbul'dan sonraki tek ilimiz.

Çanakkale Boğazı Marmara çevresinde egemenlik kuran bütün uygarlıkların önem verdiği bir stratejik yer olduğu için iki yakasına tardı boyunca bir çok kale kurulmuştur. Bu önem sürüyor olmak ki, günümüzde de bir köprü kuruluyor iki yaka arasına. En dar yeri 1250, en geniş yeri 8000 metre olan Boğaz'da Çanakkale'nin tam karşısında bulunan Kilitbahir Kalesi Fatih Sultan döneminde yapılmıştı. Çanak Kalesi ise tam şimdi şehrin bulunduğu yerdeydi. Şehrin adı da bu kaleden geliyor. Bütün deniz kentleri gibi kentin yerleşimini belirleyen deniz ve vapur iskelesidir. Arabalı vapur iskelesinin her iki yanında uzanan Kordon lokantaların, barların, kalelerin ve dinlenmek ya da Boğaz'ı seyretmek için bankların sıralandığı gezi ve eğlence alanı olarak düzenlenmiş. Kordon ve iskele çevresi gece gündüz hareketlidir.

 

Çanakkale Kent Gezisi

Çanakkale kent gezisine Çimenlik Kalesinden başlanabilir. Ardından eski mahallelerde sürecek gezinin ilk durağı Türk mahallesi olan Camii Kebir' ve Çay mahalleleri, Fatih Camisi gezilip ardından Yahudi Mahallesi. Zafer Meydanı. Nedime Hanım Kız Okulu, Tıflı Camisi, Aynalı Çarşı, Havra, Rum Mahallesi. Eğitim yapılan, Orta Mektep.

Cumhuriyet Meydanı. Halk Bahçesi, Kordon. Saat Kulesi, Yalı caddesi ve Fetvahane Sokak. Yalı Camisi gibi yer ve mekanlarda dolaşılabilir.

Eski mahalleler kısmen korunabilmiş evleri ve sokaktın ile ferahlık verici ama yorulunca Saat Kulesi'ne çıkan sokağın üzerindeki Yalı Han'dı mola verilebilir. Handa kitapçı ve çeşidi dükkanlar yanında bir kahve var ve hava uygunsa bahçesinde oturmak da keyifli.

Çanakkale'deki bir çok kültürel etkinlik de burada yapılıyor.

Saat Kulesi

İskelenin karşı tarafında kentin simgelerinden olan tarihi Saat Kulesi var. 1897 yılında İtalyan tüccar ve konsolosu Emili Vitali tarafından yaptırıldı. Ayvalık taşından yapılmış olan kulenin dört cephesinde de saat var. Altındaki çeşme 1889'da varlıklı Yahudi Halyo tarafından yaptırılmış.

Eski Çanakkale

Saat kulesinin iki yanından giren iki sokak kentin eski mahallelerine çıkıyor. Daracık sokakların çevresindeki eski konutların çoğu dükkan veya kafe olarak değerlendiriliyor. Çarşıda küçük hanlar da bulunuyor. Bir zamanların Aynalı Çarşısı da bu bölgedeydi.

Çanakkale Müzesi

İlk kez 1911 yılında lise binasında müze deposu olarak kumlan Arkeoloji Müzesi bir süre eski bir kilisede faaliyet gösterdikten sonra 1984'de Atatürk Caddesi'ndeki bugünkü binasına taşındı. Bahçesinde kabartmalar, mezar aslan, heykeller, yazıtlar bulunuyor.

Beş salonu bulunan müzede 1. salon antik yerleşimler buluntuları, Çanakkale yerli üretimi seramikler ve bazı Osmanlı eserleriyle Troas, Mysia, Kyzikos kazılarında bulunan Helenistik ve Roma eserlerine; 2. salon tamamen Troya (Troia) buluntularına; 3. salon Çan ve Yenice tümülüsleri ile Bozcaada nekropol (mezarlık) buluntularına; 4. salon Dardanos Tümülüsü'nde 1959'da yapılan kazıda bulunan iskeletler ve eserlere; 5. salon ise : Gülpınar'daki Apollon Smintheion kazı alanı buluntularına ayrılmıştır.

 

Askeri Müze ve örenlik Kalesi

Askeri Müze olarak düzenlenen Çimenlik Kalesi Fatih Sultan Mehmet'in kontrol için 1462 yılında yaptırdığı bir kale. Boğaz Hisarı, Kala-Î Sultaniye adları ile de anılmış.

Kalede Çanakkale Savaşı sırasında aldığı top

gülleleri ve mermi oyuklarının izleri de görülüyor. Kalenin içindeki iki katlı küçük cami Fatih camisi, kaleyle aynı yıl yapılmış.

Kalenin bir bölümü Askeri Müze olarak düzenlenmiş, Osmanlı dönemi silah ve askeri malzemeleri ile 1. Dünya Savaşı araç-gereçlerinin sergilendiği Müze'de yaptığı haritalarla denizcilik tarihinde yer alan Piri Reisin kitap ve haritaları da sergileniyor.

Çanakkale Savaşları'nda önemli görevler başarmış olan Nusrat Mayın Gemisi'nin gerçek boyutlarda inşa edilmiş örneği de müzede bulunuyor.

Troia (Troy) filminin Tahta Atı

Son yılların en çok seyirci toplayan filmlerinden birisi olan Troya filminde; Troya Savaşları'nda kenti ele geçirmek için kullanılan Tahta At önemli dekorlardan birisiydi. Şimdi filmdeki bu at Çanakkale'de Morrabin Parkı'nda sergileniyor.

Güzelyalı

Çanakkale bu zengin tarihin yanında bir de zengin doğa sunuyor. İl merkezine 12 km. uzaklıktaki Güzelyalı sahilleri denize girmek için en uygun yöre. Çok sıcak mevsimde bile esintisi ile bunaltıcı sıcaklardan rahatsız olmazsınız. Akıntılı bir deniz olduğu için suyu biraz soğukçadır. Bu nedenle deniz için mevsim başı çok uygun sayılmaz. Güzelyalı'ya Çanakkale'den sürekli dolmuş seferleri var.

Güzelyalı'da aynı zamanda çok sayıda otel ve pansiyon da bulunuyor. Şehir içinde kalmaktan hoşlanmazsanız eğer, Güzelyalı'daki otellerden birini tercih edebilirsiniz.

Windsurf meraklıları için bir hatırlatma: Hiç eksik olmayan rüzgarıyla Güzelyalı Türkiye'nin en gözde rüzgar sörfü merkezlerinden biri.

Piknik Alanları

Çanakkale çevresinde çok sayıda piknik alanı da bulunur. Balaban Çeşmesi oğlak ve kuzu çevirmesi yanında bir de tarihi özellik taşıyor. Atatürk 1928'de burada kuzu çevirmesi yemiş Çanakkale - Çan yolunun 38. km'sindeki kır lokantasında alkollü içki de veriliyor. Yanındaki çeşmeye de Gazi Çeşmesi deniliyor. Mayıs başından eylül sonuna kadar gidilebilir ve iyi bir yemek yenebilir. Çanakkale'de mola vermeyip de geçiyorsanız İzmir yolunun 15. km'sindeki İntepe Kır Gazinosunda bir mola verin. Çamlar arasındaki Seyir Terası'ndan boğazı ve savaşın geçtiği yerleri seyredin. Troya'dan Çanakkale Savaşlarına uzanan tarihi, boğazın mavi-yeşil suları eşliğinde düşünün. Yolun 5. km'sinde Kepez, 17. km'sinde Erenköy çamlıklarında da mola verebilirsiniz.

 

İki Büyük Savaşın İzinde

Çanakkale bir tarih kentidir demiştik. Bu tarihin iki büyük noktası Homeros'un İliada Destanı'nda anlatılan Troya Savaşları ile Çanakkale Savaşları'dır. ( Son yıllarda kimi tarihçiler Troya Savaşları diye bir şeyin olmadığını, destanın tümüyle Homeros'un hayalinden çıktığını yazıyorlar. Bu henüz bir iddia, gerçeğin ne olduğu zamanla belli olacak.)

Gelibolu Yarımadası Milli Parkı

Bir büyük savaş da 1. Dünya Savaşı sırasında (1915) cereyan eden Çanakkale Savaşıydı. İtilaf devletlerinin donanmasının Karadeniz'e çıkmak için düzenlediği saldırıya 500 bin asker katıldı. On bir ay süren savaşın sonunda 213 bin askerini yitiren itilaf devletlerinin saldırısına karşı koyan komutanlar arasında Kurmay Yarbay rütbesindeki Mustafa Kemal (Atatürk) de vardı. Kilometrelerce uzaktan görülebilen Zafer Anıtı Hisarlık burnunda bir tepe üzerinde ve 40 metre yüksekliktedir.

Milli Park olan Gelibolu 33 bin hektarlık bir alanı kapsamaktadır. Savaşın anıları ve izleri ile dolu alan Türkiye'nin yakın tarihi için çok önemlidir. Çanakkale'den vapurla veya dolmuş motorları ile (Motorlar otomobil de alıyorlar) Kilitbahir'e kolayca ulaşım sağlanıyor, Gelibolu Yarımadası boyunca Türk şehitleri ve yabancı askerlerin anısına yapılmış başka anıtlar ve Avustralya (Anzak), İngiliz ve Yeni Zelanda şehitlikleri de bulunmaktadır. Burada savaşan ve çok sayıda can yitiren Anzak askerlerinin çocukları ve savaştan sağ kurtulabilenler ( Ölüme karşı direnen son temsilcileriyle ve her yıl biraz daha azalarak ) her yıl Anzak Günü ilan edilen 25 Nisan'da ortak acımızı paylaşmak için ziyarete gelmektedirler.

Bölgeyi Nasıl Gezmeli?

Çok geniş bir alana dağılmış anıt ve şehitlikleri gezmek için çeşitli yollar var ama biz birini önermek isteriz.

Eceabat üzerinden karayoluyla ya da Çanakkale üzerinden motorla Kilitbahir'e geçmeli önce. Kilitbahir, Çanakkale'nin tam karşısında ve boğazın en dar yerindedir. Bu nedenle belki, Fatih Sultan Mehmet Bizans'ı kuşatırken buraya bir kale inşa ettirmiş.

Amaç. Bizans'a yardım için gelebilecek Latin donanmasını engellemek. Marmara Denizi'nin kilidi sayıldığı için de Kilitbahir Kalesi denmiş. 1915'te Çanakkale Savaşları sırasında da önemli bir savunma noktası oldu kale. Yonca yaprağı şeklindeki kale ziyarete açık. Kilitbahir çevresinde şehitlik, anıt ve tabyalar gezilebilir. Bunlar arasında Namazgah Tabyası (Kilitbahir kalesinin hemen güneyinde ve boğaz kenarında), Mecidiye Şehitliği ve Anıtı (Namazgah Tabyası'nın 200 metre güneyinde, karayolunun yanında) Onbaşı Seyit Anıtı (Mecidiye Şehitliği'nin karşı tarafında, yol ve deniz arasında), Havuzlar şehitliği ve Anıtı (Kilitbahir köyünün 3 km güneyinde ve boğaz kenarında) sayılabilir. Ama eğer fazla zamanınız yoksa doğrudan Seddülbahir'e gidin.

Çanakkale Şehitleri Anıtı'nın da bulunduğu Seddülbahir Bölgesi, anıt ve şehitlikler açısından Milli Park'ın en önemli bölgesidir. Kilitbahir-Behramlı-Alçıtepe yolu izlenerek Seddülbahir'e ulaşılır. Kilitbahir'den 23 km uzaklıkta) Milli Park'ın en güney noktasıdır burası.

Çanakkale Şehitleri Anıtı Seddülbahir Köyünün 3 km kuzeydoğusunda. Morto Koyu'nun doğu ucunda ve Eski Hisarlık Tepe'dedir.

Çanakkale'den, boğazın Ege girişinden ve Güzelyalı'dan görülebilen 42 metre yüksekliğindeki anıtın yapımına 1954 yılında başlanmış ve 6 yılda tamamlanmış. Çanakkale savaşlarında yitirilen 300,000 şehidimiz anısına yaptırılan Anıt'ın bulunduğu alanda küçük bir müze ve içinde şadırvan, namazgah ve mezarlık bulunan şehitlik var. Müzede silahlar ve savaş fotoğrafları sergileniyor. Çanakkale Savaşlarında yaşamını kaybeden Fransız askerleri için yaptırılan Fransız Savaş Mezarlığı ve Anıtı da, hemen yakındadır. Seddülbahir Köyü içindeki Seddülbahir Kalesi de görülecek yerler arasındadır. Kale 1659'da Köprülü Mehmet Paşa tarafındım yaptırılmış. Seddülbahir Köyü'nün batısındaki anıt ve şehitlikler arasında ise Cape Helles Anıtı (Gözcü Baba Tepesinde. 18 Mart'ta kara çıkarmalarına destek veren ve denizde kaybolan 20,673 askerin anısına yaptırılmış). V Beach Mezarlığı (Ertuğrul koyundaki yamaç önünde), Lancaslıire landing, Pink Farm, Twelve Tre Copse, Dedoubt Mezarlıktan bulunmaktadır.

 

Milli Park Tanıtma ve Danışma Merkezleri

Kabatepe Tanıtma Merkezi

Milli Parkın Kabatepe mevkiinde bulunan merkez, içinde bir müze barındırıyor. Müze'de, savaş alanından buluntular, savaş malzemeleri, silah ve

cephaneler, savaşanların özel eşyaları, mektupları, belgesel fotoğraf ve dokümanlar yer alıyor. Milli Park gezisine Kabatepe Tanıtma Merkezi ziyaretiyle başlamak, alanda yapılacak geziye ayrı bir değer katacaktır. Alanda görülen işaret, anıt ve buluntular bilincinizde yerli yerine oturacaktır.

Çamburnu Milli Park ve Ziyaretçi Merkezi

Aynı öneri Çamburnu Milli Park Ziyaretçi merkezi için de yapılabilir. Eceabat ilçe merkezinin 1 km güneyindeki Ziyaretçi Merkezi, Milli Park ve Çanakkale Savaşları hakkında bilgi alınabilecek en kapsamlı merkez niteliğinde. Savaş alanından buluntular, fotoğraf, harita ve savaş malzemelerinin sergilendiği küçük bir müze de var burada. Bir de bilgilendirme için konferans salonu var. Salonda bilgi verilirken dia ve filmlerden de yararlanılıyor. Gezilecek yerlerle ilgili broşür ve bilgi alınıp yola çıkılır.

Süddülbahir'den geri dönüp Alçı-tepe çevresindeki Şehitlik ve Anıtları da ziyaret edebilirsiniz. Seddülbahir'e 6.5 km. uzaklıktaki Alçıtepe'de yolun çevresinde ve yol ile deniz arasında Alçıtepe Garnizon Anıtı (köyün kuzey sımanda), Son Ok Anıtı ve Şehitliği (köyün 500 m batısında, süngü hücumu ile kazanılan savaşta yitiren 10.000 şehit anısına yaptırılmış). Zığındere Nuri Yamut Anıtı (köyün 2,5 km. batısında. Silahendaz Yamacı üzerinde ve yaklaşık 10 m. yüksekliğe. 9 m. genişliğe sahip kırmızı blok taşlardan yapılmış. Gözetleme Tepe Şehitliği ve Anıtı (köyün 4.5 km. kuzeyinde ve Kum limanı'nın 2 km. güneyinde) ziyaret edilebilecek anıt ve şehitlikler arasındadır, Alçıtepe den Kilitbahir dönüş yoluna değil de, Kabatepe'ye yöneliyorsunuz. Milli Park'a hakta bir nokta olan Kabatepe'de. Çanakkale Savaşları Tamuna Merkezi ve Müzesi mutlaka ziyaret edilmeli. Aslında belki de önce bu merkez ziyaret edilip, savaş ve yöre hakkında bilgi alınmalı, ardından çevre turuna başlanmalı. Dilediğinizi seçebilirsiniz.

 

Müzede, aşama aşama Çanakkale Savaşkan izlenebiliyor. Savaş alanından toplanan silah, mühimmat, askerlere ait özel eşya ve günlüklerin sergilendiği müze, dramatik bir tablo sunuyor ziyaretçilere. Kabatepe'den Conkbayırı'na inen yolun 3. km.'sindeki Kanlısırt'taki anıt, çevredeki en önemli anıtlardan biri. Anzak koyunun 3 km. kuzeydoğusundaki Conkbayırı çevresinde çok sayıda Yabancı Mezarlık ve Anıtlar bulunuyor. Çimen Tepe yolu üzerinde ise Atatürk Anıtı ziyaret edilebilir.

Bigalı Köyündeki Mustafa Kemal'in Karargahı, Anafartalar çevresindeki anıt ve şehitlikler ise gezinin son durağını oluşturacak Milli Park çok büyük bir alanı yayıldığı ve görülecek çok yer olduğu için Çanakkale'den tur düzenleyen seyahat acenteleri ile gezmeniz daha kolay olabilir. Kendiniz geziyorsanız ve hele çocuklarınız varsa yanınıza yiyecek bir şeyler ve su almanızda yarar var. Bölgede yapacağınız, gezide, sadece yarım milyon insanın öldüğü savaşın acı izlerini değil geçtiğimiz yıllarda çıkan orman yangınının acı veren izlerini de göreceksiniz. Büyük bir savaşın yok edemediği ormanları bir yangının nasıl silip su pürtüğünü ibretle seyredin. Yanan orman alanı yeni fidanlarla yeşillendirilmeye çalışılıyor. Bu bir ölçüde teselli veriyor insana.

Büyük Kemikli Burnu

Gelibolu Yarımadası'nda Küçük Anafartalar Köyü'nü geçip Saros Körfezine, dalgaların bir heykeltıraş ustalığıyla yumuşak kayalara sekil verdiği Büyük Kemikli Burnu'na giderken karşınıza önce Lagün Gölü çıkacak. Denize açık iki kanalı olan göl, eskiden tuzla olarak kullanılıyormuş. Şimdi ise balık çiftliğine dönüştürülmüş. Balık çiftliğinde çipura ve levrek yetiştiriliyor. Gölün başka ziyaretçileri de var. Kuğu, yaban ördekleri, kazlar ve sayıları 300'ü bulan flamingolar farklı bir güzellik katıyorlar.

 

Gölün yanından geçen asfalt yoldan ilerlendiğinde Tuzla Koyu'na çıkılıyor. Göz alabildiğine uzanan kumsal ve içinde tek bir çakıl taşı bulunmayan berrak ve Ege'nin güney sahillerine göre az tuzlu suyu, yakıcı olmayan, rüzgarlı havası Ege'nin güney sahillerine göre az tuzlu denizi insanı cezbediyor. Dalgaların oya gibi işlediği, bazen heykel, bazen sünger, bazen da peri bacasına

benzeyeni kayalar görüntüyü tamamlıyor. Kıyılar ağaçsız ve çıplak. Sahil boyunca ilerlemeye devam ediyoruz. Sahil sonunda Küçük Anafartalar Koyu'ndan sonra Gavur Limanı diye anılan balıkçı barınağına varılıyor.

Karadan 200 mette açıkta bir gemi balığıyla karşılaşıyor ve şaşırıyorsunuz. Bir İngiliz savaş gemisi bu. Üst kısmı hurdacılar tarafından kesilmiş, deniz seviyesinin altındaki gövdesi kalmış. Yaklaşık 27 metre derinlikte duruyor. İngiliz çıkarma gemilerine çevredeki koyların çoğunda rastlayabilirsiniz. Genellikle 5-10 metre derinlikte yatıyorlar. Su ürünleri müdürlüğü ve kaymakamlıktan izin alınarak bu batıklara dalış yapılabiliyor. Saroz Körfezi'nin denizaltı güzelliklerini İstanbul çevresi sayfalarımızda not etmiştik. Saroz Körfezi'nde batili gemi kalıntılarına dalmak ise bir başka heyecan ve keyif veriyor meraklılarına.

Savaştan kalıntılar sadece denizde değil. Biraz dikkat ederseniz. yerdeki çukurlarda İngilizlerin bölgeyi terk ederken gömdükleri malzemelere de rastlayabilirsiniz. Büyük Kemikli Burnunun diğer ucunda ayrı bir güzelliğe ve doğa yapısına sahip İngiliz Aynası var. Gezinin bir parçası olarak görmeye değer.

 
New Page 1
 
 
 
 
 
 

Web Statss