|
Aristoteles'in de arkadaşıydı. Mantık biliminin
babası filozof Aristotales, Hermias'ın konuğu
olarak üç yıl Assos'ta kaldı, dersler verdi.
Assos'u anlatmaya buradan başladık. Çünkü her zaman
sakin, dingin bir tatil yeri olan Assos'ta bir
akşam günbatımında ya da bir sabah çok erken
uyanıklığında denize uzanan iskelenin üzerine
oturarak düşüncelere dalıp gitmiş bulursanız
kendinizi, bilin ki sizin kabahatiniz değildir.
Antik çağda burada düşünen felsefe tarihinin en
büyük filozoflarının kabahatidir. Sizden iki bin
küsur yıl kadar önce burada felsefenin en derin
sorunlarını çözmeye çalışmışlardı. Kentlerin gürültüsünden kaçıp bir kaç gün
başını dinlemek isteyenler, yeni bir sevdaya
tutulanlar (veya eski sevdalarını her gün yeniymiş
gibi yaşayanlar) yılın her mevsiminde bu küçük
koya gidebilirler. Yaz günlerinin güzelliği
ayrıdır ama kışın geçirilecek bir kaç gün de
unutulmaz anılar bırakır. İskelede günün her
saatinde ayrı bir keyif yaşanır. Sabah
dingindir. Kıyıda ve iskele üzerinde yapılacak
küçük bir yürüyüş gecenin yorgunluğundan
kurtulmanızı sağlar. Biraz tepelere doğru çıkıp
bakarsanız denizin altında antik kentin
kalıntılarını, başınızı biraz kaldırırsanız
denizin mavisinin içinde, biraz ötede Midilli
Adası'nı görebilirsiniz.
Otelinizin deniz kenarına atılmış masalarında
sıkı bir kahvaltının ardından, küçük kumsal
plajda denize girmek ya da çevre gezisi için
sonsuz alternatiflerden birini seçmek size
kalmıştır artık. Antik Kent
Antik kenti gezmeye başlamak için yukarıya,
Behramkale köyüne çıkmak gerekiyor. Köyün
daracık parke taşlı sokaklarından geçilerek
çakılan Assos akropolü 238 metre yükseklikte. İç
surlar Osmanlı döneminde ve günümüzde onarım
görmüştür. Yan taraftaki cami ile Behramkale'ye
Ayvacık tarafından girişte görülen köprü I.
Murat döneminde yapılmıştır. Assos, Midilli
adasından gelen Methymnalılar ve Aioller
tarafından kurulmuş. Ünlü filozof Aristoteles
İ.Ö. 348-345 yılları arasında kentte kalmış,
burada bir felsefe okulu kurmuş, izleyen evrede
Kleanthes adında bir filozofun yetişmesinin
zeminini hazırlamış. Ören
yerindeki en önemli kalıntı Ege denizine hakim
muhteşem bir manzarası olan ve İ.Ö. 6. yüzyılda
yapılan Athena Tapınağı'dır. Yapının önemli
buluntuları Boston Müzesi, İstanbul Arkeoloji
Müzesi ve Behramkale'deki kazıevinde korunuyor.
Tapınağın sütunlarının ayağa kaldırılması için
uzun yıllardır çalışılıyor. Her yıl eylül ayında
yapıla Assos Festivali de tapınağın bulunduğu
düzlemde gerçekleşiyor. Kenti çeviren 3 km.
uzunluğundaki surların taş işçiliği göz
alıcıdır. Her biri ayrı biçimde yapılmış
kapıları ile Helen uygarlığından kalan en sağlam
durumdaki eser surlardıe. Ören
yerinde yamaca yerleşmiş çok katlı agora ile
doğudaki bouleuterion ile agoranın altında
bulunan tiyatro kentin yaşama alanının odak
noktasının bu kesimde olduğunu gösteriyor.
Behramkale'den Ayvacık yoluna girildiğinde Tuzla
Çayı üzerinde 14. yy.'da yapılmış Hüdavendigar
Köprüsü'nden geçiliyor. Halen ayakta ve sağlam
bir tarihi köprü. Kemerleri dikkat çekici,
gördüğümüz köprü elbette orijinal halinden
onarımlarla farklılaşmış Ama kemerleri
orijinalliğini koruyor.
Hüdavendigar Camisi de 14. yy. eseri. Bir
tepenin üzerine yapılmış olan cami Osmanlı
dönemine ait ve oldukça tipik bir yapı. Cami'nin
giriş kapısı yakın çevredeki Carnelius kentinin
kapısıdır. Carnelius kilisesini onartan
Skamantos kralının kilise kapısına yazdırdığı
yazılara dokunulmamış ancak üzerindeki haç
işaretinin iki kanadı kırılmıştır. Caminin iç
süslemelerindeki kadırga resmileri de cami
mimarisinde pek alışılmış bir şey değildir.
Ayvacık Aslında
Behramkale (Assos) Ayvacık'ın köylerinden biri,
ama Assos'un bir turizm merkezi olarak ünü öne
geçmiş. Assos'un hakkını yemeyelim ama Liman'da
üst katı otel, alt katı lokanta güzel bir yer de
olsa sıkışıp kalmak çevreye haksızlık olur.
İlçenin kuruluşuna dair bilinenler daha çok yöre
halkının söylenceleri biçimindeki bilgiler. Ama
yörenin yerleşim tarihinin çok eski tarihlere
uzandığı çevre hakkındaki antik çağ bilgilerince
doğrulanıyor. Babakale'den başlayıp Küçükkuyu'ya
kadar olan 78 km.'lik sahil şeridi Ayvacık
ilçesine bağlı. Lamponia
Antik Yerleşimi Assos
İskelesi'nin çok yakınındaki antik yerleşimde
günyüzündeki kalıntılara bakıldığında 5. yy.'da
kurulduğu tahmin ediliyor. Edremit Körfezine
hakim yerleşimin sur duvarlarının bir kısmı
ayakta. Assos'tan
Küçükkuyu'ya Kadırga
Koyu Assos'tan iki km.
doğuya sahil yolunu izleyince 2 km. kadar
ileride en azından şimdilik aşırı yapılaşmadan
kurtulmuş güzel bir koy var: Kadırga Koyu.
Osmanlı zamanında donanmanın kadırgaları bu koya
çekildiğinden bu adı almış. Bu yörede ilk Mavi
Bayrak alan plaj da bu koy. Açık plaj
durumundaki koy çevresi zeytinliklerle çevrili.
Buradaki oteller de genellikle doğaya saygılı,
çevre yerel mimarisi ile uyumlu ve muhakkak
zeytin ağaçları arasında. Kadırga Koyu ile
Küçükkuyu ilçesinin sınırlarına girilmiş oluyor. |